Sivas Koyulhisar Güzelyurt Köyü Altın Madeni Projesi

Sivas Koyulhisar Sisorta / Güzelyurt ve Yenice Köyü Altın Madeni Projesi 2017

Sivas’ın Koyulhisar İlçesi Sisorta bölgesine bağlı Güzelyurt Köyü ve Yenice Köyünde önümüzdeki dönemde faaliyete başlanılması beklenen altın madeni projesi tamamlandı. Projeyi olduğu gibi sizlerle paylaşıyoruz.

EBX Madencilik A.Ş.

Sisorta Altın ve Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Tesisi ÇED Başvuru Dosyası

Sivas ili, Koyulhisar ilçesi,

Güzelyurt ve Yenice Köyleri Mevkii

PROJENİN TEKNİK OLMAYAN ÖZETİ
EBX Madencilik A.Ş. (EBX Madencilik) tarafından Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, Güzelyurt ve Yenice köyleri mevkiinde, 68946 ruhsat numaralı saha dahilinde “Sisorta Altın ve Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Tesisi” planlanmaktadır.

ÇED Başvuru Dosyası’na mevzu bahis sahada EBX Madencilik adına, 1.712 adet sondaj alanı için 12.12.2014 tarih ve E-2014312 sayılı “ÇED Gerekli Değildir” kararı bulunmaktadır. 1.712 sondaja ilave olarak gerçekleştirilecek 160 adet sondaj için 23.06.2016 tarih ve E-5386 sayılı yazı ile ÇED uygunluğu alınmıştır (bk. Ek-3).

Ayrıca; projenin daha önceki sürecinde; 68946 no.lu ruhsat sahasında, açık ocak işletme konusunda “Altın Madeni Ocağı” için PTD hazırlanmış olup, 15.04.2010 tarih ve 185 karar numarası ile “ÇED Gerekli Değildir” kararı alınmıştır (bk. Ek-3). “ÇED Gerekli Değildir” kararı bulunan sahada 2015-2016 yılları arasında toplamda 1.600 tonluk üretim yapılmıştır. 2016 yılından bu yana sahada üretim faaliyetleri gerçekleştirilmemektedir. Mevcut üretimi gösterir İmalat Haritası Ek-14’te verilmiştir.

İş bu proje kapsamında açık ocak işletmesi (Altın Madeni Ocağı) için “ÇED Gerekli Değildir” kararı bulunan ruhsat sahasında ilave ocaklar ile kapasite artışı ve ilave olarak zenginleştirme tesisi planlanmaktadır. Karara esas kapasite ve alan bilgileri ile kapasite artışı sonrasındaki durumunun karşılaştırılması Tablo- 1’de verilmiştir.

EBX Madencilik A.Ş. (EBX Madencilik) tarafından Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, Güzelyurt ve Yenice köyleri mevkiinde, 68946 ruhsat numaralı saha dahilinde “Sisorta Altın ve Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Tesisi” planlanmaktadır.

ÇED Başvuru Dosyası’na mevzu bahis sahada EBX Madencilik adına, 1.712 adet sondaj alanı için 12.12.2014 tarih ve E-2014312 sayılı “ÇED Gerekli Değildir” kararı bulunmaktadır. 1.712 sondaja ilave olarak gerçekleştirilecek 160 adet sondaj için 23.06.2016 tarih ve E-5386 sayılı yazı ile ÇED uygunluğu alınmıştır (bk. Ek-3).

Ayrıca; projenin daha önceki sürecinde; 68946 no.lu ruhsat sahasında, açık ocak işletme konusunda “Altın Madeni Ocağı” için PTD hazırlanmış olup, 15.04.2010 tarih ve 185 karar numarası ile “ÇED Gerekli Değildir” kararı alınmıştır (bk. Ek-3). “ÇED Gerekli Değildir” kararı bulunan sahada 2015-2016 yılları arasında toplamda 1.600 tonluk üretim yapılmıştır. 2016 yılından bu yana sahada üretim faaliyetleri gerçekleştirilmemektedir. Mevcut üretimi gösterir İmalat Haritası Ek-14’te verilmiştir.

İş bu proje kapsamında açık ocak işletmesi (Altın Madeni Ocağı) için “ÇED Gerekli Değildir” kararı bulunan ruhsat sahasında ilave ocaklar ile kapasite artışı ve ilave olarak zenginleştirme tesisi planlanmaktadır. Karara esas kapasite ve alan bilgileri ile kapasite artışı sonrasındaki durumunun karşılaştırılması Tablo- 1’de verilmiştir.

Sisorta Altın ve Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Tesisi (Sisorta Projesi) kapsamında; 2.669,04 hektarlık ruhsat alanında, 266,94 hektarlık ÇED alanı belirlenmiştir. Poligonlar içerisindeki ünitelerin yerleşimi ise aşağıda verilmiştir:

  • 1 no.lu poligonda; ocak, ara stok ve toprak depolama alanı,
  • 2 no.lu poligonda; pasa döküm alanı (1 no.lu pasa döküm),
  • 3 no.lu poligonda; pasa döküm alanı (2 no.lu pasa döküm),
  • 4 no.lu poligonda; cevher stok, KET, yığın liç, Adsorpsiyon-DesorpsiyonRejenerasyon
    Tesisi (ADR), havuzlar (yüklü, yüksüz ve taşkın havuzu), sosyal ve idari binalar
    yer alacaktır.

Açık ocak işletmeciliği ile patlatma yapmak suretiyle çıkarılacak cevher, ihtiyaç durumuna göre ara stok alanında depolanacak ve ardından kırma eleme tesisinde boyutlandırılacaktır. Daha sonra uygun boyuta getirilen cevher, aglomerasyon tesisine iletilecektir. Aglomerasyon sonrası, zenginleştirme işleminin gerçekleştirilebilmesi amacıyla yığın liç alanına sevki sağlamak üzere cevher stok alanında stoklama yapılacaktır. Cevher stok alanından yığın liç alanına bantlı taşıyıcı ile cevherin iletilmesi sağlanacak ve radyal yığınlayıcı ile yığınlanacaktır. Kırma eleme tesisinde boyutlandırılan cevher, yığın liç yöntemi kullanılarak, 124 aylık proje ömrü boyunca işlenecektir.

Üretim faaliyetleri esnasında ortaya çıkacak pasa, belirlenen 2 adet pasa döküm alanında depolanacaktır. Proje ömrü boyunca toplam kazı miktarı yaklaşık 15.771.313 ton’dur. Örtü kazı oranı 1/1,5 olacağından, bu kazının yaklaşık 6.308.533 tonu tesise beslenecek miktar iken 9.462.780 tonu ise pasadır. Proje faaliyetleri çerçevesinde yılda 12 ay, ayda 30 gün ve günde 24 saat (üç vardiya halinde) çalışma yapılacaktır. Ruhsat alanı içerisinde, 4 adet poligondan oluşan toplamda 266,94 hektarlık ÇED alanı içerisinde yer alacak ocaktan elde edilecek yıllık maksimum 800.000 ton cevhere yığın liç zenginleştirme prosesi uygulanarak nihai ürün olarak altın ve gümüş içeren dore eldesi gerçekleştirilecektir.
Ruhsat alanında yapılan rezerv çalışmalarında altın ve gümüş tenörü ortalaması sırasıyla 0,78 g/ton ve 2,635 g/ton olarak belirlenmiştir. Toplam 15.048 ons altın ve 16.945 ons gümüş ülke ekonomisine kazandırılacaktır. Tesis bünyesinde altın üretiminin %75, gümüş üretiminin ise %25 verimle yapılması planlanmaktadır. Proje kapsamında arazi hazırlama çalışmalarının 6 ay, inşaat çalışmalarının 18 ay, işletme döneminin 124 aylık sürede tamamlanması planlanmaktadır. Bölgede rezerv geliştirme çalışmaları devam etmekte olup yeni rezervlerin bulunması durumunda proje ömrünün uzaması söz konusu olabilecektir. Proje kapsamında arazi hazırlık ve inşaat aşamasında 150 kişi, işletme aşamasında ise 100 kişiye istihdam sağlanacaktır. Arama çalışmaları üretim ile eş zamanlı olarak sürdürülecek ve yeni rezervler bulunması durumunda kapasite artışı olmadan üretime devam edilecektir. Herhangi bir alan değişimi ve/veya kapasite artışı olması durumunda, ÇED Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri gereğince gerekli izinler için başvuru yapılacaktır.

Faaliyetin gerçekleştirildiği saha; Sivas il merkezi, Koyulhisar ilçe merkezi sınırlarında kalmakta olup en yakın yerleşim yerleri Güzelyurt ve Yenice köyleridir. Proje sahasının Yerbulduru Haritası Şekil- 1’de verilmiştir.

ÇED alanı; şahıs parsellerinden oluşan tarım arazileri, hazine arazileri ve orman arazileri üzerinde kalmaktadır. Çalışma yapılacak ormanlık alanlar için 6831 sayılı Orman Kanununun 16. Maddesinin Uygulama Yönetmeliği gereğince Orman Genel Müdürlüğü’nden peyder pey Orman İzinleri alınacaktır. Tarım arazilerinde ise 5403 sayılı Kanun gereğince, İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne başvurulacak ve tarım dışı kullanım izni alınacaktır. Faaliyet sahası ile ilgili olarak, ÇED Olumlu kararı alınmasına müteakip Sivas İl Özel İdaresi’ne “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı” alımı için başvuruda bulunulacaktır. İş bu ÇED Başvuru Dosyası (ÇBD), 25.11.2014 tarih ve 29186 sayılı (Değişik; 09.02.2016 tarih ve 29619 sayılı) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği” Ek-I listesinin;

  • Madde-27 (a) bendi: “25 hektar ve üzeri çalışma alanında (kazı ve döküm alanı
    toplamı olarak) açık işletmeler’’,
  • Madde-27 (c) bendi: ‘’Biyolojik, kimyasal, elektrolik ya da ısıl işlem yöntemleri
    uygulanan cevher zenginleşirme tesisleri ve/veya bu zenginleşirme tesislerine
    ilişkin atık tesisleri’’
  • Madde-27 (ç) bendi: “400.000 ton/yıl ve üzeri kırma, eleme, yıkama ve cevher
    hazırlama işlemlerinden en az birini yapan tesisler.”

kapsamında değerlendirilerek, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin Ek-III’te verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatı esas alınarak mevzuatta öngörülen usule uygun olarak hazırlanmıştır.

BÖLÜM I. PROJENIN TANIMI VE ÖZELIKLERI

a. Proje Konusu Yatırımın Tanımı, Özellikleri, Ömrü, Hizmet Maksatları, Önem
ve Gerekliliği
I.a.1. Projenin Tanımı
EBX Madencilik tarafından gerçekleştirilmesi planlanan Sisorta Projesi; Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, Güzelyurt ve Yenice köyleri mevkiinde bulunan 68946 numaralı ruhsat sahası içerisinde planlanmaktadır. 68946 ruhsat numaralı sahanın 266,94 hektarlık kısmı ÇED alanı olarak belirlenmiştir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından EBX Madencilik adına, 2.669,04 hektarlık ruhsat alanının 522,09 hektarlık kısmı için işletme izni verilmiştir. Söz konusu ruhsatın fotokopisi ve işletme izin belgesi Ek-2’de yer almakta olup ruhsat alanına ait bilgiler Tablo- 2’de sunulmuştur.

I.a.2. Projenin Özellikleri

Üretim Yöntemi

Rapora konu olan proje; patlatmalı açık ocak işletmeciliği yöntemi kullanılarak cevher çıkarılması; kırma eleme tesisinde boyutlandırılması, yığın liçi öncesi cevher hazırlama işleminin gerçekleştirilmesi ve zenginleştirme ünitelerinde işlenerek altın ve gümüş üretimini içermektedir.
Yapılan fizibilite çalışmaları, ekonomik, topoğrafya, cevherleşme tipi ve jeolojik faktörler gibi birçok etken, üretim yönteminin belirlenmesinde etkili olmuştur. Rezerv geliştirme çalışmaları ile ruhsat alanlarında yürütülen fizibilite çalışmaları neticesinde işletmeye uygun rezerv tespit edilmiştir.
Sisorta Projesi kapsamında belirlenen ÇED alanında, patlatmalı açık ocak işletme yöntemiyle 1 adet ocak açılacaktır. Söz konusu ocak 68946 numaralı ruhsat sahası dahilinde yer alacaktır.
Gerçekleştirilecek faaliyetlere ait genel iş akım şeması Şekil- 4’te, temsili iş akım diyagramı ise Şekil- 5’te verilmektedir.

Arazinin Hazırlanması

Proje alanında, ocak faaliyetlerine başlanılmadan önce, ÇED alanı sınırları içerisinde belirlenmiş olan alanların üzerindeki nebati toprak kazı yöntemiyle kaldırılacak ve belirlenen toprak depolama alanında depolanacaktır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilecek ÇED Raporu özel formatı ilgili bölümlerinde nebati toprak kalınlığına ilişkin bilgiler verilecek olup nebati toprak kalınlığı belirlenirken; alınacak toprak numunelerinden, karotlardan ve görsel tetkikten yararlanılacaktır.

Nebati toprak, saha içerisinde belirlenen toprak depolama alanı içerisinde geçici olarak depolanacak nebati toprağın oksijen ile teması sağlanacaktır. Stoklanan üst toprak, üretim aşaması biten faaliyet alanında yeşillendirme amaçlı kullanılacak olup, bu esnada üst toprak içeriği organik madde ile zenginleştirilecektir.

Projenin gerçekleştirileceği alanların bir kısmı orman ve hazine arazilerinden, bir kısmı ise tarım arazilerinden (şahıs parsellerinden) oluşmaktadır. Orman izni ve tarım dışı kullanım izni alınmasının ardından, arazi hazırlık işlemlerine başlanılacaktır. Orman izinleri kapsamında; saha teslimi yapılırken Orman İdaresi tarafından kesilecek ağaçlar belirlenecek ve Orman İdaresince kesimleri gerçekleştirilecektir.

Orman alanları için, 6831 sayılı Orman Kanunu ve 18.04.2014 tarih ve 28976 sayılı (Değişik; 21.01.2017 tarih ve 29955 sayılı) Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Orman Kanunu’nun 16’ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği” gereğince Rehabilitasyon Projesi hazırlanarak, Giresun Orman Bölge Müdürlüğü’ne sunulacak ve OGM’den orman izni alınacaktır. Bahse konu olan yönetmeliğin Madde-7 (3) “(Değişik:RG-19/4/2015-29331) Madencilik faaliyetine başlanılmadan önce izin sahibine, maden işletme ile tesis izin alanları, maden stok alanı, pasa döküm alanı, verimli toprak depolama alanı ve atık barajı izin sahasının sınırlarının köşe noktalarına zeminden en az iki metre yükseklikte koordinat değerleri belirli sabit işaretler tesis ettirilir. İki nokta arası 25 metreden fazla olamaz. Sabit işaretler izin süresi ve rehabilite izleme sürecinde muhafaza edilir. Aksi halde madencilik faaliyetine müsaade edilmez” hükmü gereğince izin alınacak alanlar çit çevrilecek olup, yapılacak bu alan sınırlaması aynı zamanda sağlık koruma bandı sınırını da oluşturacaktır. Şahıs arazileri için ise arazi sahipleriyle muvafakatname imzalanmasının ardından
tarım dışı kullanım izni alınacaktır. 5403 sayılı Kanun’un 13. Maddesi “Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri;
toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir.” gereğince, tarım dışı kullanım izni için ilk etapda mülkiyet sahibiyle anlaşma
yapılarak Maden İşleri Genel Müdürlüğü aracılığıyla Sivas İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne başvurulacak ve tarım dışı kullanım izni alınacaktır.

Ocak Faaliyetleri

Sisorta Projesi için seçilen yöntem; delme, patlatma, yükleme ve taşıma
yöntemlerinin koordineli bir şekilde yapıldığı açık ocak işletmeciliğidir. Açık ocak işletmeciliği
yöntemi kullanılarak toplam 6.308.533 ton cevher üretimi gerçekleştirilecektir. Projenin
üretim faaliyetlerinin 124 ayda tamamlanması planlanmaktadır.
EBX Madencilik 2004 yılından bu yana Sisorta Projesi kapsamında, 68946 numaralı
ruhsat sahasında arama faaliyetleri gerçekleştirmektedir.
Arama faaliyetleri ile altın ve gümüş tenörü ortalaması sırasıyla 0,78 g/ton; 2,635 g/ton
olan toplam 15.048 ons altın ve 16.945 ons gümüş olarak görünür rezerv belirlenmiştir. Tesis
bünyesinde altın üretiminin %75, gümüş üretiminin ise %25 verimle yapılması planlanmaktadır.

Faaliyet kapsamında yılda maksimum 800.000 ton tüvenan cevher zenginleştirme
tesisine beslenecektir. Üretim esnasında yılda maksimum 1.200.000 ton pasa oluşması
öngörülmektedir. Firmanın sahada rezerv geliştirme çalışmaları devam etmekte olup, yeni
rezervlerin tespit edilmesi durumunda, projenin kapasite artışı söz konusu olabilecektir.
Ocaktan çıkarılacak cevher, altın ve gümüş tenörünün ekonomiye kazandırılması
amacıyla kazı çalışması yapılarak cevher ve pasa niteliğinde malzeme elde edilecektir. İşletme
kapsamında yapılacak üretimler Tablo- 5’te verilmiştir.

Açık ocak alanında arazi hazırlık aşamasında nebati toprak sıyrılacak olup, sıyrılan
nebati toprak, nebati toprak depolama alanlarında depolanacaktır. Nebati toprak sıyrılması ve
servis yollarının açılması işlemleri tamamlandıktan sonra açık ocak alanlarında üretim amaçlı
kazı işlemlerine başlanacaktır.
Açık işletme yönteminde basamaklar oluşturularak ilerleme sağlanmaktadır.
Basamak genişliği, kullanılacak olan iş makinelerinin manevra kabiliyetlerine göre
projelendirilmektedir.
Sisorta Projesi ocak tasarımları, yapılan jeoteknik çalışmalar neticesinde
belirlenmiştir. Söz konusu jeoteknik çalışmaların detayları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
tarafından belirlenecek ÇED Raporu özel formatı ilgili bölümlerinde verilecektir.
Gerçekleştirilen jeoteknik çalışmalara göre; kayaçların ayrışmış ve çatlaklı yapısı ve yeraltı su
seviyeleri dikkate alınarak şev açıları belirlenmiştir. Stabilite analizleri yapılırken önce optimum
bir şev açısı belirlenmiş, analiz sonucu çıkan güvenlik katsayısının büyüklüğüne göre artırılıp
azaltılarak maksimum şev açıları belirlenmiştir.
Proje kapsamında 1 adet ocak alanı belirlenmiş olup, ocak 2 kademe olarak
planlanmıştır. Ocağın üst (1. kademesi) kademesi 11 basamaktan, alt (2. kademesi)
kademesi ise 16 basamaktan oluşmaktadır.
Açık ocak genel şev açısı üst kademe için 35º, alt kademe için 37º, basamak şev
açısı ise 60º olarak alınmıştır. Basamak genişlikleri 6 m, yükseklikleri ise 6-10 m olarak
planlanmıştır. Ocak içi ulaşım rampaları ise 6 m genişliğinde ve % 10 eğimde tasarlanmıştır.
Ocak alanının üst kotu 2.190 m alt kotu ise 1.930 metredir.
Planlanan tüm ulaşım rampaları kamyonların yüklü ağırlığına göre şekillenecek ve
güvenli bir ocak trafiği yaratacak şekilde planlanmıştır. Bahse konu ocak parametreleri
optimum düzeyde seçilmiş olup, güvenli bir şekilde maksimum cevher kazısı hedeflenerek
belirlenmiştir. Açık işletme kazılarının ilerlemesine bağlı olarak, açık işletme drenaj havuzları
ve ulaşım yollarının konumu, sürekli ve düzenli olarak değiştirilecektir.
Planlanan ocak şev geometrileri cevherin saha içerisindeki yataklanma şekili ve
üretim ekipmanlarının hareket kabiliyetine göre belirlenmiştir. Ayrıca, üretim kapsamında oluşturulan basamakların ve gerçekleştirilmesi planlanan imalatın gösterildiği Termin Haritası
Ek-15’te verilmiştir.

Patlatma

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilecek ÇED Raporu özel formatı ilgili
bölümlerinde; patlatma paternine ilişkin bilgiler ve patlatma işlemi ile çevre ve insan sağlığı
üzerinde oluşabilecek tüm çevresel etkiler, mer’i mevzuat çerçevesinde incelenecek ve gerekli
tüm önlemler ayrıntılandırılacaktır.

Yükleme-Taşıma ve Boşaltma

Pasa, kamyonlar vasıtası ile pasa döküm alanına sevk edilecektir. Cevher ise
öncelikle ara stok alanına, ara stok alanından kırma-eleme tesis bunkerine ve ardından
aglomerasyon öncesi, ince cevherin depolanacağı cevher stok sahasına taşınacaktır.
Ocak alanından alınan malzemelerin (pasa ve cevherin) taşınması işlemleri
kamyonlarla yapılacaktır. Kırma eleme işlemi sonrasında boyutlandırılan cevher ise liç alanına
bantlı taşıyıcı ile taşınacaktır.
Ocaktan malzeme alımı ile başlayan ve yığın liç alanına kadar süreci anlatan iş akım
şeması Şekil- 6‘da gösterilmektedir.

Pasa

Oluşacak pasa, pasa döküm alanlarında depolanacaktır. Üretim süresince toplam
9.462.780 ton pasa malzemesi oluşacak olup toplamda 43,69 ha’lık alanda depolanacaktır.
ÇED alanı içerisinde 2 poligondan oluşan pasa döküm alanı belirlenmiştir. Pasa döküm
alanlarına ilişkin tasarım parametreleri Tablo- 6’da verilmiştir.

Asit Kaya Drenajı

Proje sahası ve çevresi hakim litolojiyi andezitler oluşturmaktadır. Yapılan arama
faaliyetleri sonucunda bölgedeki cevherli andezitlerin oksitli ve sülfürlü zonlarda bulundukları
bilinmektedir. Sülfürlü cevher zonlarından açığa çıkacak pasa kayaçlarda oluşması muhtemel
asit kaya drenajı potansiyeline karşın, sahadaki tüm litolojileri, pasa ve cevher kayaçları temsil
edecek örnekleme çalışmaları yapılmıştır. Toplamda 61 sondaj aralığından 24 kompozit örnek
seçimi gerçekleştirilmiştir. Örnek seçimi sırasında, cevher ve pasa kayaç olarak tanımlanan
kütleler 3 boyutlu ve sayısal olarak modellenmiştir. Elde edilen sonuç kütleler ile sondajlar
kesiştirilerek tanımlanan litolojiler örneklenmiştir.
Kayaçlardan alınan örneklerden asit kaya drenajı potansiyelinin belirlenebilmesi için
asit-baz hesabı, NAGpH, kısa süreli liç testi analizleri yapılmaktadır. Ayrıca kayaçların
tanımlanabilmesi için iz element, tam kayaç ve mineralojik analizler de statik testler ile birlikte
yaptırılmaktadır. Güncel olarak statik testler tamamlanmaya başlamıştır. Buna göre pasa,
kayaç olarak tanımlanmış litolojilerin asit üretim potansiyelleri bulunmaktadır.
Alınan sonuçlara göre potansiyel asit üreticisi zonlar, kinetik testlere devam
etmektedir. Kinetik testler ile asit üretim başlama ve tamamlanma sürelerinin tahmini yapılarak,
doğru pasa yönetiminin tasarlanması sağlanacaktır. Buna göre jeokimyasal modelleme
çalışmaları yapılacak ve geleceğe yönelik asit üretim senaryoları üretilecektir. Asit üretimine
ne zaman başlayacağı, ne kadar devam edeceği ve tamponlama süreleri kestirilecektir. Kinetik
testler, uluslararası akredite laboratuvar koşullarında, nem hücresi testleri olarak
uygulanmaktadır. Uygulamaya konmuş olan kinetik testlerin, asit üretim ve tamamlanma
süreleri ile paralel olarak yaklaşık 10-30 hafta arasında sürmesi planlanmaktadır. Tüm test
sonuçlarının belirlenmesine göre ortaya farklı senaryolarda pasa yönetim planı oluşturularak
tasarımı gerçekleştirilecektir..
Yapılan tüm örnek seçimleri, tüm laboratuvar testleri, uluslararası kabul görmüş ve
dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde kullanılan MEND Raporu (MEND Acid Rock Drainage
Prediction Manual, MEND Project 1.16) ve INAP GARD Rehberi (The International Network
for Acid Prevention, Global Acid Rock Drainage Guide, 2009) raporlarında verilen rehber
bilgilere uygun olarak sürüdürülecektir. AKD, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilecek
ÇED Raporu özel formatı ilgili bölümlerinde detaylı olarak anlatılacaktır.

Cevher Hazırlama ve Zenginleştirme Tesisi Faaliyetleri

Zenginleştirme yönteminin seçimi cevherin mineralojik, jeolojik, metalurjik özellikleri
ile çevresel ve coğrafik faktörler değerlendirilerek yapılmaktadır. En yaygın zenginleştirilme
yöntemi ise siyanür liçidir. Zenginleştirme ön işlemleri ise, cevher tipine göre belirlenmekte
olup; flotasyon, gravimetrik zenginleştirme, basınçlı oksidasyon, klorlama veya aglomerasyondur. Proje kapsamında cevher işleme alternatifi Bölüm I.b’de
ayrıntılandırılmıştır.
Sisorta Projesi kapsamında kurulacak cevher zenginleştirme tesisi ile, açık ocakta
üretilen tüvenan altın-gümüş cevherinden, fiziksel ve kimyasal yöntemler uygulanarak dore
elde edilmesi amaçlanmaktadır. Cevher zenginleştirme tesisinde yer alan üniteler aşağıda
verilmiştir.

  • Kırma-Eleme Ünitesi
  • Aglomerasyon ve Taşıma
  • Kimyasallar ve Hazırlanma Üniteleri
  • Yığın Liç Alanı
  • Adsorpsiyon Desorpsiyon Rafineri (ADR) Ünitesi
  • Sıyırma Ünitesi
  • Elektro-Kazanım ve Döküm Ünitesi

Kırma Eleme Ünitesi

Ocaktan çıkarılacak cevher, yığın liç alanına serilmeden önce üç aşamalı kırma
işlemine tabi tutulacaktır. Kırıcı ünitelerin kapasitesi 200 ton/saat olacak şekilde dizayn edilmiş
olup %80 kapasite ile çalışması öngörülmektedir.
Cevher hazırlama işlemi, cevherin içindeki altının ve gümüşün yığın liçi prosesi ile
alınabilmesini sağlamak amacıyla, üç aşamalı kırmaya tabi tutulmasıyla başlayacaktır.
Birincil kırıcı çeneli kırıcıdır. Bunu takip eden ikincil ve üçüncül kırma ile eleme
üniteleri; standart konik kırıcı ve çeşitli eleklerden oluşmaktadır.
Ocaktan alınan cevher, geçici olarak depolanması amacıyla kamyonlar vasıtasıyla
ara stok alanına sevk edilecek ya da doğrudan birincil kırıcıya (çeneli kırıcı) gönderilecektir.
Birincil kırıcıda; istenenden daha büyük boyutlardaki malzemenin boyutlandırılması için bir
kaya kırıcı yerleştirilecektir. Boyutlandırılan cevher, taşıyıcı bantlar vasıtası ile cevher besleme
konveyörüne aktarılacaktır.
Cevher, buradan, diğer kırıcılara gönderilerek kırma-eleme işlemleri sürdürülecektir.
Kırma işlemi 2. ve 3. konik kırıcılar arası döngüleri kontrol eden elekler vasıtasıyla devam
edecektir.
Üçüncül kırma için, konik kırıcı kullanılacak olup ince cevher eleklerinden geçen
malzeme, aglomerasyon öncesi stoklanacaktır.
Toz kontrolü amacıyla kırıcı tesislerinde spreyli su püskürtme sistemleri ve toz filtreleri
kullanılacaktır. Yüksek basınçlı hava ve düşük hacimli su püskürten toz tutucu bir sistem birincil
kırma alanına yerleştirilecektir. Bu sistem, kırılacak malzemenin boşaltıldığı haznede ve
konveyör transfer noktalarında birden çok püskürtme başlığına sahip olacaktır. Bu toz tutucu
sistem, yerleştirilmiş başlıklar sayesinde çok küçük su damlaları püskürterek havadaki tozu bu
damlalarla tutacaktır. Böylece toz tekrar konveyöre veya kırıcının haznelerine çökelecektir.
Proje kapsamında kurulacak olan kırma-eleme tesis ünitelerinin ve taşıyıcı bantlarının
üzeri kapalı olacak şekilde tasarlanmıştır.
Kırma eleme tesisinde yılda 12 ay, ayda 30 gün ve günde üç vardiya halinde 24 saat
çalışma gerçekleştirilecektir.

Aglomerasyon

Aglomerasyon işlemi, cevherin içerdiği ince tanelerin, su ve çimento ve/veya kireç
yardımı ile cevherin sert yüzeyine yapışmasını sağlamaktadır. Böylelikle, ince tanelerin bir
yataklanma yaparak solüsyonu alt tabakalara geçirmeme etkisi ortadan kalkacaktır.
Aglomerasyon işlemi sonucunda çimento ve/veya kireç ve cevher tanecikleri arasında fiziki bir
bağlanma oluşacaktır. Uygulanacak çözeltinin, liç işlemi sırasında cevher taneleri arasında
dengeli bir şekilde süzülmesi sağlanacaktır.
Aglomerasyon işlemi ve buna bağlı pH kontrolünü sağlamak amacıyla, konveyör
bantlar ile taşıma işlemi sırasında, cevhere kontrollü şekilde çimento ve/veya kireç ile birlikte
su ilavesi yapılacaktır. Bu işlem ile cevherin aglomerasyonu sağlanacak ve yığın liçi
operasyonu boyunca ihtiyaç duyulan 10 ila 11 arasındaki pH düzeyine ulaşılacaktır. Gerekli
görülmesi halinde, sabit hızda dönen ve cevher içerisinden geçerken sadece karıştırma işlemi
uygulayan döner kazandan ibaret olan bir aglomerasyon ünitesi oluşturulacaktır.

Kimyasallar Hazırlama Üniteleri

Sisorta projesi kapsamında kimyasalların taşınması, depolanması ve kullanımı,
mevzuata ve üretici firmalar tarafından belirlenen Malzeme Güvenlik Bilgi Formlarında (MGBF)
belirtildiği kimyasalların özellikleri, depolanma koşulları ve kullanım esnasında ve acil
durumlarda alınacak önlemlere uygun şekilde kullanılacaktır. Kullanılacak kimyasallar ve
MGBF’ları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilecek ÇED Raporunun ilgili
bölümlerinde sunulacaktır.
22.05.2014 tarih ve 29007 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Hakkında Tebliğ ile 10.04.2014 tarih ve 15341 sayılı
Tehlikeli Madde Faaliyet Belgesi Düzenlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönerge
hükümlerine uyulacaktır.
Yığın Liç Alanı
Yığın liçi tasarımı, aşağıdaki temel yapıların tasarımını içermektedir.
1. Liç alanı hücreleri ve aşamaları,
2. Çözelti toplama boru ve kanalları,
3. Havuzlar,
4. Drenaj kanalları
Kırma eleme tesisinde boyutlandırılacak cevher, yığın liçi yöntemi ile, yaklaşık 124
aylık sürede işlenecektir. Ocaktan çıkarılacak olan cevher üç farklı kırma işlemine tabi
tutulduktan sonra aglomerasyon işlemine tabi tutulacak ve bir radyal yığıcı vasıtasıyla yığın
liç alanında yığınlanacaktır.
Yığın liç alanı; inşaat ve çevre koşulları göz önüne alınarak, en iyi teknoloji ve
uygulama yöntemlerinin seçilmesi esasına dayanılarak, mevzuatlar çerçevesinde uyumlu bir
şekilde tasarlanacaktır.
Yığın liç alanına gönderilecek oksitli cevherin, yapılacak metalürjik testler sonucunda
%80’inin 12,5 mm dane boyunda olması durumunda bu boyutlarda yapılan yığın liçi işleminin
optimum sonuçlar vereceği bilinmektedir. Cevherin yığına taşınması ve serilmesi işlemlerinde
bir bant konveyör taşıyıcı, hareketli taşıyıcılar ve cevheri yığın liçi alanı üzerine serecek radyal
yığınlayıcı kullanılacaktır. Cevher yığını tabakalar halinde istiflenecektir. Yığın liç yatağına
serilen cevher liç işlemi tamamlanınca yeni bir kat üzerine seriecektir. Liç alanı tabanı
geçirimsiz malzemeler ile kaplanacaktır. Yığınlar belirlenecek şev yükseklik ve eğimine göre
birbirine yaslı vaziyette serilecektir.
Liç sahası, toplama hendekleri ve toplama havuzları ile taşkın havuzu geçirimsizlik
sistemi ile kaplanacaktır. Yığın liç alanı tasarımı ve geçirimsizlik özellikleri ilişkin bilgiler Çevre
ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilecek ÇED Raporu özel formatı kapsamında
detaylandırılacaktır.
– Çözelti Toplama Boru ve Kanalları
Yığın liçi alanı geçirimsiz taban teşkili ile kaplanacak ve bu tabakaların arasına sızıntı
kontrol sistemleri yerleştirilecektir. Jeomembran astar üzerine, yüklü çözeltinin toplanabilmesi
için çözelti toplama boruları yerleştirilecektir. Yerleştirilecek çözelti boruları üzerine, cevher
yığılmaya başlanacaktır. Yığılacak cevherin üzerine ise, yüksüz liç çözeltisinin dağıtımının
sağlanabilmesi için, dağıtım boruları ve damlatma sistemi oluşturularak liç işlemine
başlanacaktır. Yığın liçi esnasında üstten damlatılan yüksüz liç çözeltisi ile çözünecek cevher,
yüklü çözeltiyi oluşturacaktır. Çözelti toplama boruları ile toplanacak yüklü çözelti, yığın liçi alanından cazibeyle havuzlara aktarılacak şekilde tasarlanacaktır. Çözelti toplama sistemiyle
havuzlara aktarılacak çözeltiyi taşıyacak borular çevreye olabilecek herhangi olası sızıntıların
önlenmesi amacıyla sızdırmazlığı sağlanmış kanallar içine yerleştirilecektir. Yüklü çözeltideki
altının ve gümüşün, proses ünitelerinde alınmasından sonra kalan yüksüz çözelti tekrar yığın
liçi alanına pompalanacaktır. Astar üstü filtre malzemesi olarak ise, açık ocaktan çıkarılacak
veya piyasadan satın alma yoluyla tedarik edilecek 5 ile 30 mm boyutları arasındaki
malzemenin astar üstü filtre malzemesi olarak kullanılacaktır.
– Yüklü ve Yüksüz Çözelti Havuzları
Yığın liçten süzülen seyreltik siyanür çözeltisi altın ve gümüş metallerinin solüsyona
geçmesi sonucu yüklü bir çözelti oluşturacak olup, drenaj boruları vasıtası ile toplanarak yüklü
çözelti havuzuna gönderilecektir. Yüklü çözelti havuzunda toplanacak olan çözelti karbon
adsorpsiyon ünitesine iletilecek ve buradan çıkan yüksüz çözelti yerçekimi vasıtasıyla yüksüz
çözelti havuzuna gelecektir. Uygun miktarda kimyasal eklemesi yapıldıktan sonra tekrardan liç
alanına gönderilecektir.
Yığın liçi çözeltilerinin akışını yönetmek amacıyla farklı amaçlı iki tip havuz
kullanılacaktır. Bu havuzlar:
 Altının ayrıştırılması amacıyla tesise gitmeden önce yüklü çözeltinin
toplanacağı yüklü çözelti havuzu ve,
 Ayırma işleminden gelecek yüksüz çözeltinin tekrar kullanım amacıyla yığın liçi
alanına gönderilmeden önce toplanacağı yüksüz çözelti havuzudur.
– Taşkın Havuzları
Taşkın havuzu yığın alanında maksimum yağış olması durumunu kaldırabilecek ve
yığın liçi hücresinden süzülebilecek çözeltiyi taşıyabilecek hacimde tasarlanacaktır.
– Kuşaklama Kanalları
Yüzey sularının liç sahasına girmemesi için bir kuşaklama kanalı tasarlanacaktır.
Kuşaklama kanalı yığın liç alanının yanı sıra; diğer tesisleri, toplama havuzlarını ve kazı
malzemesi depolama alanını da koruyacaktır.

Su Toplama Havuzları
Proje kapsamında; kuşaklama kanalı sonuna su toplama havuzu tasarlanacaktır.

Adsorpsiyon Desorpsiyon Rafineri (ADR) Ünitesi

ADR ünitesinde aşağıdaki ekipmanlar bulunacaktır:

  • Karbon Absorsiyonu
  • Sıyırma Tankı
  • Elektroliz ve Rafinaj
  • Karbon Adsorbsiyonu

Yüklü liç çözeltisinden, altının zenginleştirilmesinde ilk aşama karbon
adsorpsiyonudur. Yüklü liç çözeltisi; altın-siyanür çözeltisini, karbonun üzerine adsorplandığı
aktif karbon kolonundan geçirilecektir. Karbon, en son karbon kolonundan çözelti akışına ters
yönde yüklenecek ve taşınacaktır. Yüklü karbon, ilk kolondan alınacak, karbon sıyırma
ünitesine gönderilecektir.
Sıyırma ünitesinde, siyanür içeren tüm çözeltilerin pH’ı sodyum hidroksit ile 12’ye
ayarlanacak olup, HCN gazı oluşumu ihtimali çok düşük olacaktır. Ünite tabanında pompa
çukurları bulunacak ve çevresi belli bir yüksekliğe kadar eşiklerle çevrili beton tabanlarda
bulunacaktır. Burada olabilecek dökülmeler pompa çukurlarında toplanacak, liç ve
adsorpsiyon ünitesine geri gönderilecektir.
Sodyum siyanür kullanımından kaynaklı HCN oluşumu ppm seviyelerinde oldukça
düşük konsantrasyonlardadır. HCN oluşumunu engellemek için yığın liç prosesinde pH
seviyesi sürekli olarak 10-11 arasında tutulacaktır. Bunun için hidrojen siyanür bulundurulacak
ünitelerin etrafına detektörler yerleştirilecek olup, HCN seviyesi sürekli olarak kontrol altında
tutulacaktır.
– Sıyırma Ünitesi
Karbon absorbsiyonu ünitesine gelen yüklü karbon, sıyırma devresinin ilk aşaması
olan asitli yıkama kolonuna pompalanacaktır. Asitli yıkama kolonunda, karbon üzerine
toplanan ve ileriki aşamalarda karbonun aktiflik seviyesini azaltacak olan organik bileşikler,
seyreltilmiş HCl çözeltisi ile yıkanarak karbondan uzaklaştırılacaktır. Yaklaşık olarak 30 dk
boyunca asitle yıkanan karbon artık sıyırma için hazır hale gelmiş olacaktır.
Karbon asitle yıkanırken, asit kolonun altından verilecek ve üzerinden çıkacaktır.
Çıkan seyreltilmiş asitli solüsyon, karbon yüzeyini temizledikten sonra detoks ünitesine transfer
edilecektir. Asitli yıkama tamamlandıktan sonra karbon, sıyırma işlemi için sıyırma tankına
transfer edilecektir. Sıyırma kolonunda da karbon öncelikle sıcak su ile yıkanacaktır. Yıkama
suyunun kalitesi sıyırmanın performansı açısından önemli olması sebebiyle mutlaka yüksek
kalitede su kullanılacaktır.
Sonrasında sıyırma işlemi, ön-sıyırma (ön demleme ya da pre-soak) aşaması ile
başlayacaktır. Bu aşamada, belirli oranda hazırlanmış kostik-siyanür karışımlı pH değeri
yaklaşık 12 civarındaki solüsyon karbon üzerinden geçirilecektir. Sıyırma aşamasında ise
siyanürlü-kostikli solüsyon, kolon içerisinden yüksek basınç ve yüksek sıcaklıkta geçirilerek
karbon üzerindeki altın ve gümüşü solüsyona bırakacaktır. Kolondan çıkacak solüsyon elektro
kazanım ünitesinde değerli metalleri bırakacak ve tekrar yüklenmek üzere sıyırma ünitesine
geri dönecektir. Sıyırma süresi her cevher türünde farklı olmak üzere yapılacak deneylerle
belirlenecektir. Yaklaşık bir sıyırma süresi 7-8 saat kadar sürmektedir.
Sıyırma işlemi tamamlandıktan sonra kolonun içi temiz su ile yaklaşık 20 dk
yıkanacaktır. Bu işlem de tamamlandıktan sonra boş karbon tekrar aktifleştirilmek üzere
karbon susuzlandırma eleğine aktarılacaktır. Sudan ayrılacak aktif karbon, karbon rejenerasyon fırınına aktarılacaktır. Karbon fırınına helezon ile beslenecek karbon, fırın
içerisinde ısıtılarak (yakılarak) tekrar aktifleştirilecektir.

– Elektroliz ve Rafinaj

İşletme aşamasında, değerli metal çamuru içeren elektroliz çözeltisi oluşacaktır.
Oluşacak çamur, filtre keki haline getirilmek amacıyla, elektroliz hücresinin altında bulunacak
deşarj çıkışından altın çamur pompasının ağzına ulaşacak ve buradan bir filtre prese
pompalanacaktır. Filtre edilecek çözelti temizlenecek olan elektroliz hücresine geri
döndürülecektir. Filtre çamuru, sulandırıcı maddeyle karıştırılmadan önce bir fırında
kurutulacaktır. Ardından karışım altın eritme fırınında işlenecek ve sıvı altın ile sıvı cüruf elde
edilecektir. Sıvı dore külçelere dökülecek ve kapalı, kilitli bölümlerde güvenli şekilde
saklanarak yine güvenli şekilde İstanbul’da yer alan rafineriye taşınacaktır. Katılaşan cürufta
yine aynı şekilde rafineriye taşınması sağlanacaktır. Tesise ait iş akım diyagramı Şekil- 9’da
verilmiştir.

Proje Kapsamında Kullanılacak Makine Ekipmanlar:

Proje kapsamında kullanılacak olan araç-ekipman listesi ve özellikleri inşaat ve işletme dönemi için ayrı ayrı listelenmiş ve Tablo- 7 ve Tablo- 8’de verilmiştir.

I.a.3. Projenin Ömrü
Ocakta yılda maksimum 800.000 ton üretim yapılması planlanmakta olup, 18 aylık inşaat sürecini takiben, yaklaşık 124 aylık süreyle üretim faaliyeti gerçekleştirilecektir.
Yeni rezevler bulunması durumunda kapasite artışı olmadan üretime devam edilecektir. Herhangi bir alan değişimi ve/veya kapasite artışı olması durumunda ÇED Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri gereğince izinlere başvurulacaktır.

I.a.4. Projenin Hizmet Maksatı, Önem ve Gerekliliği
Altının dünyada ve ülkemizde kullanıldığı alanlar; kuyumculuk, altın kaplama,
süsleme, elektrik/elektronik, diş hekimliği, dekoratif kullanım, madalya yapımı, resmi para ve
külçe stoklarıdır. Ayrıca gümüş, platin ve paladyum gibi metallerle alaşım halinde uzay
endüstrisinde, tekstil sanayinde altın stel ve iplik yapımında ve kimya endüstrisinde
paslanmaya dayanıklı alet yapımında kullanılmaktadır. Geniş bir kullanım alanı olması ve
değerli metaller sınıfında bulunması sebebi ile altına olan talep her zaman yüksek olmuştur.
Stratejik önemi açısından merkez bankaları altın stoklamaktadır. Ülkemiz Dünya
pazarı içinde altın ithalatı ve işlenmiş altın ihracatı içinde önemli bir yer tutmaktadır. İstanbul
Altın Borsası verilerine göre; 1996 yılında 136 ton olan altın ithalatı, 2011 yılında 80 ton, 2013
yılında 302 ton olmuştur. Buna karşılık maden firmalarının İstanbul Borsası’na bildirmiş olduğu
altın üretim miktarı 2008 yılında 11 ton iken 2013 yılında 33,5 ton olmuştur.1
İç piyasanın ihtiyacı ve işlenmiş altın ihracat için gerekli olan altının bir kısmı
ülkemizde halen çalışmakta olan altın madenlerinden sağlanmaktadır. Kalan kısım ithal edildiği
için yurt dışına büyük miktarlarda döviz çıkışı gerçekleşmektedir.
Altın mücevherat, elektrik-elektronik, disçilik, havacılık, tekstil ve kimya
endüstrilerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Altına olan talep hep üst düzeyde olup, bir
yatırım aracı sebebiyle de stratejik öneme sahiptir. Türkiye, Dünya’daki ana altın
tüketicilerinden biri olup, altın ithalatında sürekli artış görülmektedir. Yurtiçi altın üretimindeki
artış, Türk ekonomisine ödemeler dengesi bakımından büyük katma deger saglayacaktır.
Altın ve gümüş en önemli kullanım alanı iletkenlik ve mukavemeti sebebiyle elektronik
sektörüdür. Devreleri yarı iletkenlere bağlayan ince tel veya elektronik ve telekomünikasyon
sistemlerinde tercih edilmektedir. Bunun yanı sıra, tıp, ilaç, dişçilik, uzay ve havacılık
endüstrilerinde kullanılmaktadır. Ancak, finansal açıdan kuyumculuk sektöründe önemli rol
oynamaktadır. Altının mücevherat olarak süs eşyası şeklinde kullanımının uzun yıllara
dayanan geçmişi bulunmaktadır. Özellikle takı, mücevherat, süs eşyaları vb. sosyal hayatta
önemli yer tutmaktadır.
Altın, gümüş, platin vb. metallerle alaşım halinde uzay endüstrisinde, tekstil sanayinde
altın tel ve iplik yapımında ve kimya endüstrisinde paslanmaya dayanıklı alet yapımında
kullanılmaktadır. Geniş bir kullanım alanı olması ve değerli metaller sınıfında bulunması sebebi
ile altına olan talep hiçbir zaman azalmamıştır. Öte yandan, gümüşün de altın gibi geniş bir
kullanım alanı bulunmaktadır. Gümüş, korozyona uğramaması kararmasına karşın elektriksel
iletkenliğini engellememesi sebebiyle her türlü elektrikli aletin yapımında kullanılmaktadır.

Projenin Ülke Açısından Önemi
Bir ülkenin altın potansiyeli, o ülkenin zenginliği ile yakından ilişkilidir. Türkiye’nin
genel olarak, ayrıntılı araştırmaları tamamlanmamış olmasına rağmen, genelde volkanik
kayalarla bağlantılı epitermal ve porfiri tipi yataklarda potansiyel altın ve gümüş içerdiği
söylenebilir. Nitekim 5-6 yıldan beri, bu tür yataklar üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda
Batı Anadolu’da, Orta Anadolu’da ve Doğu Karadeniz’de önemli sayılabilecek altın yatakları
tespit edilmiştir. Ovacık, Arapdağ, Havran, Niğde, Çorak, Taş ve Cerattepe’de tespit edilenler
ise yatakların bir kısmıdır. En son güncel teknikler kullanılarak tespit edilen bu yataklar, Türkiye
genelinde benzer bilinmeyen yatakların bulunma şansını ortaya koymaktadır. Şu anda altın
rezervleri açısından Türkiye, Avrupa’nın ilk 10 ülkesi içinde yer almaktadır. Yeni tespitler
sonucunda Türkiye altın rezervleri bakımından çok önemli bir konum kazanacaktır. Tespit
edilen yatakların işletmeye açılması ile Türkiye, Avrupa’da en çok altın üreten üç ülke içinde
yer alacaktır. 1981- 1990 yılları arasındaki dönem için Türkiye, altın ithalatına yaklaşık 8 Milyar
dolar ödediği göz önüne alınırsa, bunun önemi daha iyi anlaşılacaktır (Hesvocı,2013)

2016 yılında 142,1 milyar USD olarak gerçekleşen ülkemiz toplam ihracatından %2,7
pay alan madencilik sektörü ihracatı, bir önceki yıla göre %3,1’lik azalışla 3,79 milyar USD
olarak gerçekleşmiştir. 2016 yılında en fazla ihraç edilen maden ürün grupları arasında Doğal
taşlar 6,5 milyon ton ve 1,8 milyar dolarla ilk sırada yer alırken bu ürün grubunu 3,63 milyon
ton ve 930 milyon dolar ile Metalik Cevherler, 10 milyon ton ve 760 milyon dolarla Endüstriyel
Mineraller, 219 bin ton ve 291 milyon dolarla Ferro Alyajlar, Mineral Yakıtlar ile diğer ürünlerin
ihracatı takip etmektedir.
2016 yılında sektör ihracatının gerçekleştirildiği önemli ülkeler arasında, Çin Halk
Cumhuriyeti (ÇHC) 1,38 milyar dolarla ilk sırada yer alırken, bu ülkeye olan ihracatımızda bir
önceki yılın aynı dönemine oranla %1,26 oranında azalış kaydedilmiştir. Çin’i sırasıyla, 389
milyon dolarla ABD (%5,10 azalış), 137 milyon dolarla İtalya (%5,92 artış), 130 milyon dolarla
Belçika (%39,78 artış) ve 127 milyon dolarla Suudi Arabistan (%0,75 artış) takip etmiştir.

Kıymetli Metal Cevheri ihracatı, 2016 yılında bir önceki yıla göre miktarda %2,8
değerde ise %9,9 oranında artış kaydederek, 52,6 bin ton karşılığı 126,6 milyon dolar olarak
gerçekleşmiştir. Sektörün en önemli pazarı durumundaki Çin’e 126,6 milyon dolar (%10,3
artış), bir önceki yıl ihracat olmamasına karşın Güney Kore’ye 33,6 bin dolar ve Cezayir’e 7,8
bin dolar ihracat gerçekleşmiştir. 3
Maden sektörünün yıl ve ay bazında ihracat değerleri Tablo- 17’de, verilmiştir. Türkiye
de son 5 yılda gerçekleşen kıymetli metal cevherleri ihracat değerleri Şekil- 13’te yer
almaktadır.

Proje kapsamında üretilecek cevher sonucunda, yerel ve ulusal ekonomiye gerek
doğrudan gerekse dolaylı olarak önemli etkisi olacağı aşikardır.
Kaldı ki, projenin bölgede sağlayacağı istihdam, projenin arazi hazırlık ve inşaat
aşamasında 150 kişi ve işletme aşamasında 100 kişidir. İstihdamla birlikte gelen ekonomik
iyileşmeler beraberinde sosyal hizmetler ve altyapı yatırımlarını da getirecektir. Bilimsel
çalışmalara göre 1 maden çalışanı yanında 12 kişiyi daha istihdam etmektedir4
. Bu bakış
açısıyla proje bölgesel bazda inşaat aşamasında 1.800, işletme aşamasında ise toplam 1.200
kişiye istihdam olanağı sunmaktadır.
Projede çalışacak işçilerin yaklaşık büyük bir çoğunluğu civar köylerden karşılanacak
olup, geriye kalan kısmın ise mücavir ilçeler başta olmak üzere Sivas ili ve tüm Türkiye’den
karşılanması planlanmaktadır.
Projenin ihtiyaç duyduğu tüketim malzemeleri ve sarfiyat giderleri de civar köy ve
ilçelerden karşılanacak olup, yöredeki diğer eğitim ve altyapı tesislerine de katkısı olacaktır.
İstihdam ile doğru orantılı olarak artacak gelir düzeyi; eğitim, sağlık, kültür ve bölge altyapısına
da aynı oranda katkı sağlayacaktır.
b. Projenin Yer ve Teknoloji Alternatifleri, Proje Için Seçilen Yerin Koordinatları

I.b.1. Projenin Yer ve Teknoloji Alternatifi

1. Projenin Yer Alternatifi

Madencilik faaliyetlerinin, güncel endüstriyel koşullara göre, yalnızca ekonomik
anlamda değerli minerallerin üretilmesi ve ekonomiye kazandırılması amacıyla yapıldığı, bu tip
minerallerin çeşitli arama çalışmaları sonucunda tespit edilebildiği bilinmektedir. EBX
Madencilik tarafından Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, Güzelyurt ve Yenice köyü mevkiinde
planlanan Sisorta Projesinin bulunduğu 68946 ruhsat numaralı sahada uzun dönemli çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen bu çalışmalar neticesinde ÇED alanı ve ünite
yerleri belirlenmiş olup detayları aşağıda verişmiştir:

  • 68946 ruhsat numaralı sahada, 2004 yılından bu yana maden arama
    çalışmaları yürütülmüştür. Sisorta Projesi arama programı; jeolojik ve alterasyon haritalama,
    jeokimyasal örnekleme ve jeofiziksel araştırmalarını içermekte olup arama faaliyetleri
    sonucunda cevherleşme tespit edilmiştir.
  • Cevherleşme tespit edilen bölge ocak alanı olarak belirlenerek ünite yerleri için
    dizayn çalışmaları yapılmıştır. Dizayn çalışmaları sırasında; arazinin eğimi, bakı, yerleşim
    alanlarına yakınlık, korunan alanlara göre konum, mülkiyet, görsel açıdan değerlendirme,
    topografik açıdan uygunluk, jeolojik, hidrojeolojik özellikleri; hakim rüzgar yönü, çevresel ve
    sosyal etki değerlendirmesi, yerel habitat durumu ve maliyet unsurları gibi değişkenler ile
    optimum koşullar dikkate alınmıştır.
  • Proje sahasının hidrojeolojik etütler yapılmış; sahanın fiziksel, kimyasal ve
    hidrolik parametreleri belirlenmiştir. Proje faaliyetlerinin yürütüldüğü sahayı içine alan su
    toplama havzasının hidrolojik yapısını ve yüzey suyu potansiyelini belirlemek üzere mevcut
    hidrolojik veriler değerlendirilmiş, yüzeysuyu gözlem istasyonlarında anlık akım değerleri
    ölçülmüştür.

Yukarıda bahsi geçen hususların genel çerçevesi ile ÇED alanı belirlenerek ünitelerin
özelinde tasarımlar yapılmıştır.
Yığın liç alanı belirlenirken en önemli hususlar arazinin eğimi, su yapılarına olan
mesafe ve hakim rüzgar yönüdür.
ÇED poligonlarının büyük çoğunluğu yüksek eğime sahip bir araziden oluşmakta olup
uygulanabilirlik açısından daha az eğime sahip arazi tercih edilmesi önem arz etmektedir.
Belirlenen 4 adet poligondan daha az eğime sahip poligon, yığın liç alanının konumlandırıldığı
4 no.lu poligondur. Ayrıca; çalışmaların gerçekleştirileceği alan civarında akar dereler
bulunmaktadır. Bu kapsamda; yığın liç alanının doğu yönünde bulunan akar dere dereye yeterli
mesafede bırakılacak şekilde tasarım gerçekleştirilmiştir. Tüm bu hususlara ilave olarak, yığın
liç alanına en yakın hanenin etkilenmemesi için hakim rüzgar yönü de dikkate alınarak tasarım
oluşturulmuştur. Projenin 1. Hakim rüzgar yönü kuzeybatı ve 2. Hakim rüzgar yönü batıdır. En
yakın hane ve yerleşim kuzey ve kuzeydoğu yönünde olduğundan yerleşimlerin olumsuz
etkilenmesi söz konusu değildir.
Pasa döküm alanı belirlenirken alternatif sahalar oluşturulmuştur. Bu alternatiflerde;
ruhsat alanının kuzeybatı sınırına yakın konumdaki alan ile alternatif olarak; ÇED alanı merkez
konumunda yer alacak şekilde, yığın liç ve ocak alanı civarında 2 adet pasa döküm alanı
belirlenmiştir. Karar verme sürecinde; ruhsat alanının kuzeybatı sınırındaki alanın belirlenmesi
durumunda; ÇED alanının geniş tutulması ve dolayısı ile çevresel ve sosyal açıdan
değerlendirme yapılacak etki alanının da artırılması söz konusu olacaktır. Ayrıca; mülkiyet
durumu, malzemeni sevkiyat kolaylığı ile birlikte maliyeti de göz önünde bulundurulduğunda
ÇED alanı merkez konumundaki pasa döküm alanlarının daha avantajlı olacağı
öngörülmüştür.
Nebati toprak depolama alanı belirlenirken; arazinin eğimi, yeterli hacimde depolama
yapılabilecek ve aynı zamanda ocak ve pasa döküm alanına da yakın konumda olabilecek
alan seçimine dikkat edilmiştir. Böylelikle; araçların hareketinden kaynaklı tozuma ile birlikte
kullanılacak yollardaki trafik yükü artışı da daha az olacaktır

İlgili çalışmalar sonucunda tespit edilen cevherin üretileceği bölge seçimi,
cevherleşmenin yeri, boyutu, güncel ekonomik değeri ve pazar satışına bağlı olduğundan
madencilik faaliyetlerini gerçekleştirecek olan şirketin bölgesel bazda yer alternatifi
bulunmamaktadır.
Ünite yerlerine ilişkin alternatifler özetle iş bu raporda bahsedilmiş ancak, detaylar
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilecek ÇED Raporu özel formatı ilgili bölümlerinde
sunulacaktır.

2. Projenin Teknoloji Alternatifi

Projenin teknoloji alternatifleri düşünüldüğünde, madencilik metodunun ne olacağı
tespit edilmelidir. Bu seçim yapılırken, temel anlamda iki seçenek bulunmaktadır.

  • Açık Ocak Madenciliği
  • Yeraltı Madenciliği

Temel yöntem seçiminde birincil kriter örtü-kazı oranıdır. Bu oran, cevher üretim
maliyetinde önemli bir paya sahip olan, bir birim ekonomik cevher üretimi için yapılacak olan
dekapaj miktarını ifade etmektedir. Bu sebeple, cevherleşmenin düşük kotlarda görüldüğü ve
dekapaj miktarlarının büyük boyutlara ulaşacağı ocaklarda yeraltı üretim metodlarının
uygulanması daha ekonomik olurken, cevherleşmenin yüzeye yakın olduğu yerlerde, kabul
edilebilir dekapaj miktarları ile açık ocak madenciliğinin yapılması daha akılcı bir yaklaşım
olmaktadır. Ayrıca; verimlilik, cevher yapısının özellikleri, zemin dayanımı, tenör ve ekonomik
unsurlar da göz önünde bulundurulmuş ve açık ocak işletmeciliği seçilmiştir.
Açık ocak madencilik faaliyetleri incelendiğinde ise, temel anlamda, yine iki farklı
alternatifin bulunduğu görülür;

  • Patlatmalı Açık Ocak Madenciliği
  • Mekanize Kazı (Patlatmasız) Açık Ocak Madenciliği

Bu seçim yapılırken, kazısı yapılması planlanan jeolojik birimin yapısal özellikleri
değerlendirilmesi gereken ilk konudur. Kazılacak malzemenin sertliği, parçalı-kırıklı bir
formasyon olup olmaması gibi durumlar göz önünde bulundurularak patlatmaya gerek duyulup
duyulmadığına karar verilmektedir.
Söz konusu faaliyet alanını oluşturan madeninin yüksek bir dayanıma sahip olması
ve ekskavatörle üretim yapılmasına imkan vermemesi nedeniyle, üretimin patlatmalı açık ocak
madenciliği şeklinde yapılmasına karar verilmiştir.
Cevher İşleme Alternatifleri
Altın cevherinin zenginleştirilme yönteminin seçimi; cevherin mineralojik, jeolojik,
metalürjik özellikleri ile çevresel ve coğrafik faktörler değerlendirilerek yapılır. Şayet, yeterli
tenör ve rezerv mevcutsa, bundan sonra altın yatağını temsil eden temsili numuneler alınarak
altının bulunduğu cevherin mineralojik özelliğine göre altının hangi verimle kazanılabileceğine
yönelik metalurjik testler ve deneyler yapılır. Bu test yöntemlerinde ileri teknoloji kullanılarak
kaynak kaybı oluşturulmadan yapılabilecek en iyi zenginleştirme yöntemi belirlenir.
Yapılan test ve deneylere bağlı olarak altın ve gümüş zenginleştirilmesi için aşağıdaki
yöntemlerden biri seçilir

  • Gravimetrik
  • Flotasyon
  • Hidrometalurjik

Gravimetrik Zenginleştirme (Yoğunluk Farkından Faydalanarak Zenginleştirme):
Gravimetrik yöntemler eski çağlardan beri kullanılagelmektedir (Agricola, 1950). Bu
yöntemlerin ilkesi; altın içeren minerallerin nispeten yüksek tenör ve büyük tane boyutunda
olmalarına dayanır. Yaygın kullanımı 1900’larde siyanür işleminin bulunmasıyla azalmıştır.
Gravimetrik zenginleştirmede en çok kullanılan araçların başlıcaları; oluklar, sallantılı masalar,
silindirik Johnson separatörü (Falcon Konsantratörü), sonsuz belt konveyör, jig ve Reichert
konileridir (Bath, 1979-Pizarro, 1984). Gravimetrik zenginleştirmenin uygulandığı cevherlerde
altının serbest ve iri taneli olması gerekir. Özellikle plaser altın yataklarında serbest halde
bulunan altın taneleri gravimetrik yöntemle zenginleştirilmektedir. İri altın tanelerinin siyanür
çözeltilerinde tamamen çözünmesi uzun zaman alır.

Flotasyon (Köpükle Yüzdürme):
Flotasyon, gravimetrik yöntemlerle zenginleştirilmesi mümkün olmayan çok ince
boyutlu cevherlerin zenginleştirilmesinde kullanılan bir fizikokimyasal ayırma yöntemidir. Bu
yöntemde, tanelerin farklı yüzey özelliklerinden ve pulp içerisinde oluşturulan hava
kabarcıklarından faydalanılır. Tanelerinin birbirinden ayrılması; hava kabarcığı ile temas kuran
tanelerin (hidrofoblar) yukarıya doğru, kuramayan tanelerin (hidrofiller) ise aşağıya doğru
hareketi ile sağlanır.
Altın cevherlerinde köpüklü yüzdürme; genellikle serbest, ince taneli altının ya da altın
içeren sülfürlü, tellürlü minerallerin konsantrelerini elde etmek için uygulanır. Bu yöntemin, çok
zengin ve kütlesi küçük bir konsantre elde etmek gibi bir avantajı karşılık, bu tip
konsantrelerden siyanürleme yöntemi ile ekstraksiyon zordur. Bunun nedeni, altın veya sülfür
minerallerinin yüzeylerine soğurulmuş toplayıcıların bu yüzeyleri pasifleştirmesidir (Henley,
1975).

Hidrometalurjik (Siyanür Çözeltiye Alma)
Düşük tenörlü cevherlerin işletilmesi büyük maliyetler ortaya çıkartırken, bu maliyetleri
en aza indirmenin yolu; liç işlemlerinin uygulanmasından geçmektedir. Liç işlemi önemli bir
maden zenginleştirme yöntemidir. Bu yöntemde çözücü özellik gösteren sıvı kimyasallar
kullanılarak ekonomik değer arz eden cevherler kazanılmaktadır. Zenginleştirilmek istenilen
cevher, kimyasallarla çözündürülerek çözeltiye alınmakta, seçilen kimyasalların türü ve
konsantresi, çözündürülmek istenilen cevherin özelliklerine göre değişim göstermektedir. Liç
yöntemleri uygulanma şekillerine göre 4’e ayrılmaktadır. Bunlar;

  • Yerinde liç (In-Situ Leaching),
  • Süzülme liçi (Percolation or Vat Leaching),
  • Yığın liçi (Heap or Dump Leaching),
  • Karıştırma/tank liçi (Agita-tion Leaching)’dir.

a) Yerinde Liç (In-Situ Leaching): Bu yöntem, maden yatağında cevher gövdesine
açılacak bir sondaj kuyusu ile başlatılır. Delik açma işlemi için patlayıcılar ya da hidrolik çatlatıcı
yöntemler de kullanılabilir. Maden yatağı içine açılan deliklere yüzeyden verilen kimyasal
sıvılar, başka bir kuyudan yeryüzüne çekilir ve bu sıvılar yardımıyla çözülmüş olan cevher
yeryüzüne çıkartılmış olur.

Yerinde liç yönteminin uygulama kriterlerinden birincisi, cevher yatağının geçirgen
olmayan tabakayla çevrelenmiş olmasıdır. Çünkü geçirgen tabakayla çevrili bir cevher
yatağında yerinde liç yöntemi uygulanırsa çözücü reaktif bu geçirgen tabakadan sızabilir ve bu
durumda önemli sonuçlar doğurabilir. Bu sonuçlardan bir tanesi, çözücü reaktifin tüketimi
yüksek olması sonucu reaktif maliyetinin artması, ikincisi ise geçirgen tabakadan sızan
reaktifin yeraltı sularına karışması sonucu oluşacak çevresel problemlerdir.
Yerinde liç yönteminin uygulama kriterlerinden ikincisi de cevherin liç çözeltisini
geçirme durumudur. Eğer cevher, reaktifi geçiremeyecek durumda ise malzemeye ulaşıp onu
çözemez. Yerinde liç, altın, gümüş, uranyum, okside bakır, trona, tuz vb. sınırlı sayıda ve
genellikle de klasik yöntemlerle ekonomik olarak kazanılamayan düşük tenörlü yataklara
uygulanmaktadır. Yerinde liç işleminin Dünya’daki en önemli örnekleri uranyum
madenciliğinde kullanılmaktadır. Ülkemizde; Ankara ili, Beypazarı ilçesinde yerinde liç
uygulaması ile trona üretimi gerçekleştirilmektedir.

b) Süzülme Liçi (Percolation or Vat Leaching): Süzülme liçi işlemi, cevher tane
boyutunun çözelti dolaşımını etkilemeyecek kadar iri olması durumunda uygulanmaktadır.
Tane boyu aralığı 9 – 12,5 mm arasında olması istenir. Süzülme liçi işlemi, cevher tanklara
doldurulduktan sonra çözücü ile temasa geçirilerek başlar. Çözücü ya tankın altından verilerek,
çözelti üstten taşma halinde alınır ya da üstten verilerek çözelti alttan alınır.
İşlem, seri devre halinde uygulanır ve ters akım prensibine göre çalışır. İlk çözücü
genellikle seyreltiktir veya metali alınmış artık çözeltisidir. Son çözücü ise liçin tam
gerçekleşmesi için yüksek konsantrasyonludur. Çözeltme işlemi sonunda tanklardaki cevher
su ile yıkanır ve taneler arasındaki çözelti alınır.
Liç süresi yaklaşık 24 saattir. Genellikle altın, bakır, uranyum ve kalsin (ZnO) için
kullanılır. Reaktif tüketimi oldukça düşüktür ve metal konsantrasyonu yüksek çözeltiler elde
edilir. 5

c) Yığın Liçi (Heap or Dump Leaching): Yığın liçi, yapay geçirimsiz bir zemin
üzerindeki malzemeye çözücü gönderilerek kazanılmak istenen bileşenin, seçimli olarak
çözeltiye alınması işlemidir.
Düşük tenörlü ve altının çok küçük tanecikler halinde dağıldığı, oksitlenmiş, açık
işletme yöntemiyle işletilebilecek cevherler için günümüz koşullarında ekonomik olabilen bir
yöntemdir. Cevhere yapılacak metalurjik testlerden geri kazanımın ekonomik olması
durumunda 100 yılı aşkın süredir uygulanan bir yöntemdir.
Açık işletme yöntemiyle üretilen cevher; kil, asfalt ya da dayanıklı plastik ile
geçirimsizleştirilmiş, hafifçe eğimli (3-8°) zemin üzerine yığılır. Yığın yükseklikleri yığının
perkolasyon özelliğine göre 3 ile 15 m arasında değişir. Yığındaki ortalama parça boyu,
cevherin porozitesi ve siyanür çözeltisinin yığının her kesitinde eş akımlı olmasıyla sınırlıdır
(Mcclelland, 1981- Chamberlin, 1981). Uygulamadaki en büyük parça boyu ocaktan gelen
cevher parçaları büyüklüğünde (15-20 cm) olabildiği gibi kırılarak 1 cm’ye kadar indirgenmiş
parça boyunda da olabilir. Yığın üzerine alkali siyanür çözeltisi fıskiye sistemi veya damlama
sulama sistemi ile verilerek çözeltinin yığının her tarafından geçmesi sağlanarak işlem yapılır.
Yığın liçi 1970’li yıllardan beri Amerika, Kanada, Avustralya gibi ülkeler başta olmak
üzere Dünya da altın ve bakır üretimi için yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Şayet düşük
tenörlü bir cevher yatağı söz konusu ise bu tip cevherlerdeki altını kazanmak için yığın liçi
yöntemi uygulanır. Yığın liçi uygulamasında; kırma eleme işleminden sonra cevhere, tabanı
geçirimsiz malzeme ile kaplanarak geçirimsizliği sağlanan yaklaşık alanlarda, damla damla seyreltik siyanür çözeltisi verilir, cevher içindeki altın zerreciklerinin çözünmesi ve sıvı hale
gelmesi sağlanır.
Siyanür, kimyasal formülü CN- ve altını seçimli olarak çözen ender kimyasallardan
birisidir. Çözeltiden metal kazanımında bu prosesin pirometalurjik yöntemde olduğu gibi
yüksek sıcaklık gerektirmemesi, SO2 gibi zararlı gazların emisyonunun oluşmaması, ayrıca
düşük tenörlü cevherlere yaygın olarak uygulanıyor olması gibi üstünlüklerinin yanında ilave
olarak, liç işleminde değerli metaller doğrudan çözeltiden kazanılmakta, çevreye daha az
zararlı ve eliminasyonu daha düşük maliyet gerektiren atıklar ortaya çıkmaktadır (Sayın, 2010).
Siyanür liçi ile cevherden altının kazanılması 100 yılı aşkın süredir geleneksel olarak
uygulanmaktadır. Siyanürün ve yöntemin sürekli kullanımının sebebi; prosesin kimyasal
mekanizmasının iyi bilinmesi, operasyonun kolayca kontrol altında tutulabilmesi ve çok ince
taneli ve fakir cevherlere bile yüksek verimle uygulanabilmesidir (Sayın, 2010). Siyanürleme
yönteminin temel prensibi, kayaç içindeki altını siyanür kompleksi halinde nispeten seçici
olarak çözeltiye almak ve yan kayaçtan ayrıştırmaktır. Siyanürleme yöntemi, cevherin ana
kayadan siyanür çözeltisine ilk alınma şekline göre iki gruba ayrılır. Bunlar tank liçi ve yığın
liçidir.
d) Karıştırma/Tank Liçi (Agitation Leaching): Genellikle yüksek tenörlü cevherlere
ve konsantrelere uygulanmaktadır. Tank liçinde ocaktan çıkarılan cevhere boyut küçültme
(kırma-öğütme) uygulanır ve siyanür çözeltisi tankın içinden geçirilerek altın ve gümüşün
çözünmesi sağlanır. Altının tamamının çözeltiye geçmesi birkaç gün alabilir. İçinde altın
taşıyan bu çözelti devamlı olarak aktif karbon kolonlarından geçirilir ve altın ayrıca varsa
gümüşün karbon tarafından adsorpsiyonu sağlanır (Sayın, 2010).
En uygun cevher zenginleştirme yönteminin uygulanabilmesi için cevherin dane
boyutu, tenörü, metal içeriği gibi ana faktörler değerlendirilmiş ve “Yığın Liç Yöntemi”
kullanılmasına karar verilmiştir.

I.b.2. Proje İçin Seçilen Yerin Koordinatları
Proje konusu faaliyet; EBX Madencilik tarafından Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, Güzelyurt
ve Yenice köyleri mevkii sınırları dahilindeki 68946 ruhsat numaralı saha içerisinde belirlenen
266,94 ha’lık ÇED alanında gerçekleştirilecektir.
Faaliyetin gerçekleştirileceği alana ait koordinatlar Tablo- 18 ve Ek-1’de verilmiştir.

 

Koordinat Sırası : Sağa. Yukarı
Datum : ED-50
Türü : UTM
D.O.M. : 39
Zon : 37
Ölçek Faktörü : 6 derecelik
Pafta No : g40d4, h40a1
Koor. Sırası : Enlem.Boylam
Datum : WGS-84
Türü : COĞRAFİ
D.O.M. :–
Zon :–
Ölçek Faktörü :–
C4.14 417320.20 4482678.94 40.48904774:38.02423099
Ocak Alanı (50,41 ha)
O1 418100.69 4478557.53 40.45200054:38.03397141
O2 418860.05 4478149.18 40.44839670:38.04297763
O3 418629.86 4477795.53 40.44518858:38.04030880
O4 418284.31 4477732.27 40.44458485:38.03624278
O5 417727.69 4478334.20 40.44995199:38.02960212
Pasa Döküm Alanı (43,69 ha)
1 no.lu Pasa Döküm Alanı (28,36 ha)
P1.1 416976.80 4480059.06 40.46541438:38.02052264
P1.2 417202.16 4479995.76 40.46486669:38.02318875
P1.3 417477.71 4479936.63 40.46436148:38.02644621
P1.4 417577.16 4479822.88 40.46334673:38.02763387
P1.5 417589.23 4479604.78 40.46138334:38.02780454
P1.6 417463.51 4479502.57 40.46045017:38.02633521
P1.7 417395.24 4479443.23 40.45990887:38.02553783
P1.8 417256.34 4479494.14 40.46035363:38.02389316
P1.9 417028.88 4479553.28 40.46086366:38.02120300
P1.10 416975.69 4479752.61 40.46265385:38.02054965
P1.11 416913.79 4479909.89 40.46406440:38.01979904
2 no.lu Pasa Döküm Alanı (15,33 ha)
P2.1 417992.42 4480926.25 40.47332670:38.03238858
P2.2 418194.73 4480917.26 40.47326567:38.03477604
P2.3 418357.91 4480739.15 40.47167736:38.03672372
P2.4 418456.37 4480557.71 40.47005267:38.03790838
P2.5 418237.37 4480371.09 40.46835011:38.03534940
P2.6 417959.38 4480769.10 40.47190787:38.03201920
Yığın Liç Alanı (21,55 ha)
YL1 417582.25 4482963.03 40.49163280:38.02728569
YL2 417697.74 4482965.76 40.49166886:38.02864794
YL3 417961.26 4482839.82 40.49056052:38.03177337
YL4 418006.29 4482754.27 40.48979436:38.03231572
YL5 418015.07 4482688.27 40.48920072:38.03242785
YL6 417815.56 4482323.43 40.48589462:38.03012134
YL7 417560.83 4482363.78 40.48623281:38.02711093
YL8 417575.12 4482596.75 40.48833276:38.02724922
Toprak Depolama Alanı (7,22 ha)
T1 417623.47 4478941.34 40.45541063:38.02829446
T2 417735.40 4478951.67 40.45551477:38.02961301
T3 417745.51 4478934.07 40.45535724:38.02973451
T4 417750.25 4478871.11 40.45479058:38.02979856
T5 417762.15 4478847.30 40.45457728:38.02994197
T6 417712.94 4478765.54 40.45383593:38.02937229
T7 417610.54 4478863.97 40.45471242:38.02815203
Havuz Alanı (6,5 ha)
H1 418015.07 4482688.27 40.48920072:38.03242785

H2 418017.89 4482667.09 40.48901022:38.03246386
H3 418095.01 4482568.73 40.48813183:38.03338643
H4 418119.36 4482445.37 40.48702304:38.03368965
H5 418002.69 4482273.69 40.48546508:38.03233543
H6 417815.56 4482323.43 40.48589462:38.03012134
ADR Alanı (1,32 ha)
AD1 417574.86 4482356.45 40.48616818:38.02727741
AD2 417746.68 4482333.35 40.48597715:38.02930745
AD3 417697.11 4482271.26 40.48541295:38.02873071
AD4 417558.92 4482248.92 40.48519800:38.02710334
Ara Stok Alanı (4,32 ha)
AS1 417754.05 4478730.01 40.45351996:38.02986166
AS2 417877.08 4478764.40 40.45384190:38.03130795
AS3 418006.72 4478609.62 40.45246048:38.03285664
AS4 417929.99 4478535.54 40.45178561:38.03196144
AS5 417764.63 4478519.66 40.45162622:38.03001366
Kırma Eleme Tesisi Alanı (1,28 ha)
K1 417437.47 4482509.76 40.48753550:38.02563658
K2 417551.35 4482509.87 40.48754781:38.02698009
K3 417551.49 4482380.30 40.48638069:38.02699860
K4 417467.57 4482379.93 40.48636902:38.02600860
Cevher Stok Alanı (8,53 ha)
M1 417406.58 4482937.66 40.49138681:38.02521637
M2 417518.88 4482961.53 40.49161300:38.02653822
M3 417576.99 4482962.91 40.49163120:38.02722365
M4 417565.93 4482521.14 40.48765077:38.02715063
M5 417349.33 4482522.016 40.48763712:38.02459477
M6 417359.96 4482674.08 40.48900793:38.02470071
Sosyal ve İdari Binalar (0,79 ha)
S1 417473.46 4482357.52 40.48616774:38.02608100
S2 417565.29 4482357.70 40.48617849:38.02716434
S3 417549.84 4482249.96 40.48520647:38.02699609
S4 417500.47 4482241.53 40.48512563:38.02641475

BÖLÜM II. PROJE YERİ VE ETKİ ALANININ MEVCUT ÇEVRESEL ÖZELLİKLERİ

(Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus. fauna.
flora. jeolojik ve hidrojeolojik özellikler. doğal afet durumu. toprak. su. hava. atmosferik
koşullar. iklimsel faktörler. mülkiyet durumu. kültür varlığı ve sit özellikleri. peyzaj özellikleri.
arazi kullanım durumu. hassasiyet derecesi (EK-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate
alınarak) benzeri özellikleri)
II.a. Nüfus
Yıllara göre illerin yıllık nüfus artış hızı ve nüfus yoğunluğu TUİK 2016 yılı Adrese
Dayalı Nüfus kayıt Sistemi (ADNKS) sonucuna göre; Türkiye’nin nüfusu 79.814.871 iken,
Sivas ili nüfusu; 309.364’ü erkek, 311.860’ü kadın nüfusu olmak üzere toplam 621.224’tür (bk.
Tablo- 19).

II.b. Flora ve Fauna
Faaliyetin gerçekleştirilmesi planlanan alandaki biyolojik çeşitliliğin tespiti amacıyla
literatür verileri ve açık alan arazi çalışmasında yapılan gözlemlerden yararlanılmıştır. Yapılan
çalışmalar sonucunda alanda bulunan ve bulunması muhtemel olan türler, tehlike statüleri ve
alınması gereken temel önlemler bu başlık altında incelenecek, habitat, türler ve koruma
önlemleri ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilecek ÇED Raporu özel formatı ilgili
bölümlerinde detaylandırılacaktır.

Flora
Türkiye Holarktik aleme dahil 3 floristik (Avrupa-Sibirya, İran-Turan ve Akdeniz)
bölgenin kesiştiği bir coğrafyada yer almaktadır. Bu floristik bölgelerin birbirleriyle kesiştiği ve
hatta iç içe geçtiği yerlerin bulunması ülkemizin zenginliğini destekleyici niteliktedir. Faaliyetin
gerçekleştirilmesi planlanan alan Avrupa-Sibirya ve İran-Turan fitocoğrafik bölgelerinin
sınırında yer almakta olup, bu sayede her iki fitocoğrafik bölge elementleri de görülmektedir.
(bk. Şekil- 14). Sivas ili, Davis’in Grid kareleme sistemine göre A5 ve B5 kareleri içerisinde,
faaliyet alanı ise A5 karesinde bulunmaktadır (bk. Şekil- 14,Şekil- 15).
Faaliyet alanı vejetasyonu Abies nordmanniana subsp. bornmuelleriana ve Pinus
sylvestris var. hamata karışık türlerinden oluşan orman, orman açıklıkları ve kaya
vejetasyonundan oluşmaktadır.
Proje sahasında yapılan arazi çalışmaları sırasında toplanan bitkilerin teşhisi sonucu;
35 familyaya ait 105 cins, 122 tür, 26 alt tür ve 11 varyete tespit edilmiştir. Bu alandan tespit
edilen bitkilerin fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı ise Iran-Turan elementi 31, Avrupa-Sibirya
elementi 21, Öksin elementi 7 ve Akdeniz elementi 1 şeklindedir. 62 tür ise bilinmeyen ya da
birden çok fitocoğrafik bölge elementi şeklindedir. Çalışma alanından tespit edilen bitki
türlerinin 122’si de LC (asgari endişe) kategorisinde yer almaktadır. İşletme sahasından 4 adet
endemik, 1 adet endemik olmayıp BERN sözleşmesi gereği koruma altında olan takson tespit
edilmiştir. Bu taksonlar; Abies nordmanniana (Stev.) Spach subsp. bornmuelleriana (Mattf.)
Coode & Cullen, Alyssum pseudo-mouradicum Hausskn. & Bornm. Ex Baumg., Erysimum
alpestre Kotschy & Boiss., ve Verbascum cherianthifolium Boiss. var. asperulum (Boiss.)
Murb., Bern Sözleşmesi kapsamında koruma altına alınan tür ise Cyclamen coum Miller var.
coum’dur.
Yapılan arazi çalışmaları sonucunda faaliyet alanında genel vejetasyon tipleri;

  • Abies nordmanniana (Stev.) Spach subsp. bornmuelleriana (Mattf.) Coode & Cullen ve Pinus sylvestris L. var. hamata Steven karışık türlerinden oluşan orman vejetasyonu
  • Orman Açıklıkları
  • Kaya Vejetasyonu olarak belirlenmiştir.

Kaya Vejetasyonu

Proje sahasında kayalık alanlar da tespit edilmiştir (bk. Şekil- 18). Bu alanlarda; Arabis
caucasica Willd. subsp. caucasica, Fibigia macrocarpa (Boiss.) Boiss., Hesperis bicuspidata
(Willd.) Poiret, Silene marschallii C.A.Meyer, Genista albida Willd, Sedum subulatum
(C.A.Meyer) Boiss., Grammosciadium daucoides DC., Bunium paucifolium DC., Valeriana
sisymbriifolia Vahl ve Tanacetum vulgare L. türleri tespit edilmiştir.

Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, Güzelyurt ve Yenice köyleri civarındaki proje sahasında
Temmuz 2016 tarihinde floral yapıyı oluşturan bitki türleri, bu türlerin koruma statüleri, karşı
karşıya bulundukları riskler ile alınması gereken koruma tedbirlerinin belirlenmesi amacıyla
Hacettepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Uzman Haşim Altınözlü tarafından arazi çalışması
gerçekleştirilmiştir. Açık alan çalışmaları sırasında alandan bitki örnekleri toplanmış, toplanan
bu yaş bitki örnekleri herbaryum tekniğine uygun olarak kurutulmuştur.Kurutulan bitki
örneklerinin tanımlanmasında “Flora of Turkey And East Aegean Islands” adlı kaynaktan
yararlanılmıştır.
Teşhis edilen bitkilerin listesi Tablo- 22’de verilmiştir. Oluşturulan floristik listede
alanda mevcut olduğu belirlenen bitkilerin sistematik konumları kontrollerde kolaylık sağlaması
bakımından alfabetik olarak verilmiştir. Birinci sütunda familya, ikinci sütunda takson, üçüncü
sütunda bitkinin Türkçe adı, dördüncü sütunda biliniyor ise fitocoğrafik bölgesi, beşinci sütunda
habitat tercihleri, altıncı sütunda alandaki bolluk sınıfları, yedinci sütunda endemizm durumu
ve sekizinci sütunda IUCN risk kriterlerine göre risk kategorileri verilmiştir.
Bitkilerin Türkçe adlarının belirlenmesinde Şinasi Akalın tarafından hazırlanmış olan
“Büyük Bitkiler Kılavuzu” ve Prof. Dr. Turhan Baytop tarafından hazırlanmış olan “Türkçe Bitki
Adları” adlı kaynaklardan faydalanılmıştır. Tablo- 22’de çalışma alanında bulunan nadir ve
endemik türler, IUCN tarafından belirlenen risk kategorilerine göre sınıflandırılmıştır. Temel
risk gruplarını göstermek üzere kullanılan kriterler ve açıklamaları Tablo- 21’de
tanımlanmaktadır. Bitkilerin tehlike kategorileri IUCN komisyonunun tespit ettiği kriterlere göre
ve Ekim v.d. tarafından hazırlanmış ve Türkiye Tabiatını Koruma Derneği tarafından
yayınlanmış olan “Türkiye Bitkileri Kırmızı Kitabı” adlı kaynaktan faydalanılmıştır.

Yapılan arazi çalışmalarında toplanan bitkilerin teşhisi sonucu; 35 familyaya ait 122
tür ve tür altı takson tespit edilmiştir. Bu türlerin fitocoğrafik bölgelere göre dağılmı, Iran-Turan
elementi 31 ve Avrupa-Sibirya elementi 28 ve Akdeniz elementi 1 şeklindedir. Geri kalan türler
ise fitocoğrafik bölgesi bilinmeyen ya da birden fazla fitocoğrafik bölgeye ait olarak tespit
edilmiştir. Proje sahasından yapılan arazi çalışmasında toplanan bitkilerin teşhisi sonucu 4
endemik bitki türü ve endemik olmamakla birlikte Bern Sözleşmesi Ek-1 listesinde koruma
altına alınan 1 bitki türü tespit edilmiştir. Bu türlerin gözlendiği lokasyonlara ait koordinatlar ve
korumalarına ilişkin tür bazında alınması gereken önlemler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
tarafından verilecek ÇED Raporu özel formatı ilgili bölümlerinde detaylandırılacaktır.
FAUNA
Planlanan projenin sahasında mevcut bulunan Karasal Omurgalı faunasının ve
faunanın kullandığı ekosistem alanlarının (habitatların) genel özelliklerinin belirlenmesi,
mevcut faunanın ve biyolojik-ekolojik özelliklerinin tespit edilerek planlanan faaliyetle oluşacak
etkileşimlerinin ortaya konulması; son olarak da mevcut fauna ve ekosistem alanlarında
(habitatlarda) meydana gelebilecek değişimlerin olumsuz etkilerinin minimizasyonu ve
restorasyonu için öngörülerin tespiti amacıyla Temmuz 2016 döneminde Hacettep Üniversitesi
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Akbulut tarafından arazi çalışması gerçekleştirilmiştir.
Çalışmalar sırasında türlerin tespitinde gözlemlerin yanı sıra iz, dışkı, kıl, tüy, yuva ve ses
kayıtlarından da faydalanılmıştır.
Yapılan çalışmalar sonucunda faaliyet alanında bulunan ve bulunması muhtemel olan
3 iki yaşamlı, 9 sürüngen, 6 balık, 60 kuş ve 12 memeli türü bulunduğu tespit edilmiştir. Bu
türlerin değerlendirilimesinde kullanılan kriterler ve tanımları Tablo- 21 ve Tablo- 23’te
verilmiştir.

PROJENİN TAMAMI PDF DOSYASI OLARAK BURADA

TIKLA İNDİR

Size Özel Video

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın